16 Ocak 2019 Çarşamba

Işığını Keşfedenler



I
ŞIĞINI                         
 KEŞFEDENLER…         


Dünya’ya gözlerini açan her bebek içinde bir ışık taşır. Ancak daha azı içindeki ışığı keşfedebilecek kadar şanslı ve ışığın peşinden gidecek kadar da cesurdur. Okulumuzun dergisinde ışığını keşfedenleri sizlere tanıtmaya çalışacağım. Çünkü her birimizin içinde kendi ışığımızı taşıdığımıza ve bu ışığın sönmesine izin vermezsek tıpkı size bu bölümde tanıtacağım insanlar gibi ışığımızla hem kendimizi hem de diğer insanların yolunu aydınlatabileceğimize inanıyorum. Işığını keşfedenler her zaman ilham kaynağım olmuştur. Cesaretleri, sıra dışı oluşları, tutkuları ve başarıları beni kendi ışığımı parlatma konusunda heyecanlandırmış ve en büyük hayalimin ışığımı keşfetmek olmasını sağlamıştır. Sanırım bu her bir insanın hayatına ve kişiliğine göre adı değişebilecek, güzel bir hayal. Ve umuyorum ki ışığını keşfedenler yazılarım aracılığıyla dergimizin okuyucularına ışıklarını keşfetme konusunda ilham kaynağı olurlar.
İlk Sayının Konusu Barış Manço:
Barış Manço deyince birçoğumuzun gözü önüne gelen suret; uzun saçları, karakteristik bıyığı, büyük yüzükleri ve birbirinden tarz kıyafetleriyle sıra dışı moda anlayışı olan bir adamın suretidir. Ayrıca bu adamın farklı görüntüsünü insanlar beğenmiş ve kabul etmişlerdir. Hem de 1960’ların Türkiye’sinde. Çünkü farklı olan yalnız giyim tarzı değildi. Onun işini yapış tarzı farklıydı.  Şarkıları bize çok basit şeylerle öğüt verirdi.  Ki biz insanlar normalde eğlence adı altındaki öğütleri pek sevmeyiz.  Ama o kendi tarzıyla bizim gerçekten eğlenirken öğrenebileceğimizin bir klişeden ibaret olmadığını gözler önüne seriyordu. Türk kültürünü tanıtıyor ve gelecek nesillere aktarıyordu. Sahneye çıkıp nane limon kabuğundan, ayıdan, sarı çizmeli Mehmet Ağa’dan bahsediyordu. Aslında gribimize iyi gelecek ilacı, saygıyı-sevgiyi, insan olmayı kulaklarımıza fısıldıyordu. Lisans eğitimini yurt dışında alan bu adam orada asimile olsa ne olurdu? Belki basit bir taklit.  Fakat o kendi tarzıyla, kültürüyle parlıyordu. Işıltısı dört bir yana dağıldı ve bu gün tanıdığımız “dev”e, Barış Manço’ya dönüştü. O bir kültür elçisi ve gerçek bir sanatçıydı.








Bu sayı için Barış Manço’yu seçmemin aslında birçok nedeni var. Ama sanıyorum en önemlisi ışığını çok erken keşfetmesidir. Manço 2. Dünya Savaşı esnasında dünyaya geldiğinde Türkiye savaşa katılmamış olmasına rağmen zor yıllar geçiriyordu. Karne ile alınan ekmekler anlatılır ya hani biz gençlere, işte bu hikayeler Manço’nun doğduğu yıllarda geçmiştir. Ailesi, dünyanın hasretini çektiği barışı Türkiye’de isim olarak çocuklarına veren ilk aile olmuştur. Adı gibi kendisi de özgün bir insan olan Barış Abi, sahneye lise sıralarında “Kafadarlar” gurubuyla adım attı. Biz lisede geçirdiğimiz vaktin ne kadarını ışığımızı keşfetmeye ayırıyoruz merak ediyorum. Ve ağır derslerimiz olduğu gerçeğinin hiçbir şeye engel olmayacağını Barış Manço bize kanıtladı. Zira kendisi “Kafadarlar” grubuyla şarkı söylerken meşhur Galatasaray Lisesinin öğrencisiydi.









Lisede başlayan kariyeri televizyon programları, bir film, köşe yazarlığı, besteler ve yüzlerce ödülle devam etti. Anadolu Rock türünün kurucularından oldu. Aynı zamanda bir devlet sanatçısı olduğunu da söylemek isterim. Döneminin 150’den fazla ülke ile döneminde kırılması zor bir rekora imza atmış bir gezgindi. Onun hakkında size anlatmak istediğim bir çok şey var ama artık bana çok ilginç gelen eşiyle tanışma hikayesinden bahsedecek ve bir iki tavsiyede bulunarak yazımı tamamlayacağım.


Bir gün Leyla Hanım kapıyı çalar ve telefonu kullanmak ister. Barış Manço da “Benimle evlenirsen kullanabilirsin yanıtını verir.” Lale Hanım da onu ilk kez görmüş olmasına rağmen “Neden olmasın” der. Girer, telefon eder ve çıkarken Barış Manço ona “Evlenecek miyiz?” diye sorar. Sonrasında ölüm onları ayırana dek 25 yıllık bir evlilikleri ve 2 oğulları oldu. Böylece onun hakkında en ilginç bulduğum hikayeyi de anlattığıma göre bir sonraki sayıda görüşmek üzere… Ayrıca Barış Manço’nun evi şu anda bir müze yani oraya İstanbul’a gittiğinizde uğrayabilirsiniz.
Fatma Zehra YILMAZ
     

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder