Selamların en güzeliyle başlayalım söze “SELAMÜN ALEYKÜM”
Kullanım kılavuzu , yeni alınan ürünlerin
içinde , nasıl kullanılacağını anlatan kitapçıklardır . İstatistiklere göre
Türklerin kullanım kılavuzu kullanım oranı ise sadece %7,5. Günümüzde en
basitinden mutfak robotunda bile olan kullanım kılavuzunun ne yazık ki daha
“dünyaya ait olanı da olmalı” diyen birilerine henüz rastlamadım. Ne kadar zor
olabilir ki dediğimiz için mi yoksa her şeyi iyi bilme hastalığına günden güne
daha çok kapıldığımızdan mı emin değilim. Açlıktan helak olmuş bir millet ve
karşısında kıymet bilmeyen, beğenmeyen yaptığını başkalarına
gösteriş için yapan, kendi olsa bırak kullanmak gözünün ucuyla bile dönüp
bakmayacakları şeyleri ucuz kahramanlık numaraları için, toplumun vicdanına
oynandığı bu dönemde aslında düzenin epeyce bozulduğu ve şu kullanım kılavuzu
neredeyse bir an önce bulunması gerektiği aşikar. Hayvanların bile bir düzen
ile yaşadığı yerde biz insanlar neyin peşindeyiz, elimize ne geçecek, ne umuyoruz?
Hala net bir cevap verebilen yok. Diyelim ki çıkarlarımız için- hoş hangi çıkar
birlik beraberlik içinde yaşamamıza engel olabilecek kadar mühimse- insanlarla
savaşıyoruz,öldürüyoruz veya sınıflandırıyoruz.
Örneğin,
tek gayesi eşref-i mahlukatin sana yardım olan hayvanlarla derdimiz ne? Aslında
hepimiz doğruyu da biliyoruz empati yapmayı da. İlkokulda başlayan erdem
eğitimi ister istemez içimize işledi çoktan, tabi içimizdeki o sesi duymak için
biraz vicdan olması gerekiyor ki, hala kalmış olmasını umuyorum. Ya da küresel
ısınmaya bakalım. Sebebi yine biz insanlar değil mi? Bulaşıcı hastalıklar,
çevre kirliliği, terör, madde bağımlılığı, şiddet, taciz… Ne çok dert var
aslında başımızda.Sorsan herkes yakınır, birilerini suçlar. Hep suçlu biri
vardır zaten. Herkesin lânet okuduğu biri. Kimsenin aklına dönüp kendisine
bakmak gelmez.
Bir
hikâye anlatayım sizlere… Kâbe’de tavaf sırasında beyaz bir adam siyahi birinin
rengine bakarak güler, bunu gören siyahi adam yaklaşır ve şunları söyler : “ Ne
oldu, neden gülüyorsun? Boyayı mı sevmedin yoksa boyacıyı mı?”
Peygamber Efendimiz (sav) buyurur ki : “Başkasının
ayıp ve kusurunu söyleyeceğin zaman derhal kendi kusurunu hatırla.”
Sözün özü: Dünya mutfak robotu değil ki
karmaşık olsun. Aslında kural gayet basit. Sevgi, saygı ve biraz da haddimizi
bilmek yeter
Sudenaz KARABOĞA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder