16 Ocak 2019 Çarşamba

Kullanım Kılavuzu


        Selamların en güzeliyle başlayalım söze “SELAMÜN ALEYKÜM”

        Kullanım kılavuzu , yeni alınan ürünlerin içinde , nasıl kullanılacağını anlatan     kitapçıklardır . İstatistiklere göre Türklerin kullanım kılavuzu kullanım oranı ise sadece %7,5. Günümüzde en basitinden mutfak robotunda bile olan kullanım kılavuzunun ne yazık ki daha “dünyaya ait olanı da olmalı” diyen birilerine henüz rastlamadım. Ne kadar zor olabilir ki dediğimiz için mi yoksa her şeyi iyi bilme hastalığına günden güne daha çok kapıldığımızdan mı emin değilim. Açlıktan helak olmuş bir millet ve karşısında kıymet bilmeyen, beğenmeyen yaptığını başkalarına gösteriş için yapan, kendi olsa bırak kullanmak gözünün ucuyla bile dönüp bakmayacakları şeyleri ucuz kahramanlık numaraları için, toplumun vicdanına oynandığı bu dönemde aslında düzenin epeyce bozulduğu ve şu kullanım kılavuzu neredeyse bir an önce bulunması gerektiği aşikar. Hayvanların bile bir düzen ile yaşadığı yerde biz insanlar neyin peşindeyiz, elimize ne geçecek, ne umuyoruz? Hala net bir cevap verebilen yok. Diyelim ki çıkarlarımız için- hoş hangi çıkar birlik beraberlik içinde yaşamamıza engel olabilecek kadar mühimse- insanlarla savaşıyoruz,öldürüyoruz veya sınıflandırıyoruz.

     Örneğin, tek gayesi eşref-i mahlukatin sana yardım olan hayvanlarla derdimiz ne? Aslında hepimiz doğruyu da biliyoruz empati yapmayı da. İlkokulda başlayan erdem eğitimi ister istemez içimize işledi çoktan, tabi içimizdeki o sesi duymak için biraz vicdan olması gerekiyor ki, hala kalmış olmasını umuyorum. Ya da küresel ısınmaya bakalım. Sebebi yine biz insanlar değil mi? Bulaşıcı hastalıklar, çevre kirliliği, terör, madde bağımlılığı, şiddet, taciz… Ne çok dert var aslında başımızda.Sorsan herkes yakınır, birilerini suçlar. Hep suçlu biri vardır zaten. Herkesin lânet okuduğu biri. Kimsenin aklına dönüp kendisine bakmak gelmez.

       Bir hikâye anlatayım sizlere… Kâbe’de tavaf sırasında beyaz bir adam siyahi birinin rengine bakarak güler, bunu gören siyahi adam yaklaşır ve şunları söyler : “ Ne oldu, neden gülüyorsun? Boyayı mı sevmedin yoksa boyacıyı mı?”

      Peygamber Efendimiz (sav) buyurur ki : “Başkasının ayıp ve kusurunu söyleyeceğin zaman derhal kendi kusurunu hatırla.”

     Sözün özü: Dünya mutfak robotu değil ki karmaşık olsun. Aslında kural gayet basit. Sevgi, saygı ve biraz da haddimizi bilmek yeter
Sudenaz KARABOĞA



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder